BAZI KÜRT AŞİRETLERİ : ‘’KÜRDİSTAN SORUNU YOKTUR!’’
17 Mart 1921’de bazı Kürt aşiretlerinin TBMM Başkanı Mustafa Kemal’e gönderdikleri telyazısında,gerçeği onların da gördüğüne ve ‘’işgalci Batı’dan merhamet dilenmeyeceklerini’’ dile getirdiğine tanık oluyoruz.
TBMM Başkanı Mustafa Kemal genel kurulda bu telyazısını (telgrafı) okuyor :
Reis (Mustafa Kemal Paşa) : - ‘’Son günlerdeki olaylar nedeniyle Kürt kardeşlerimizden gelen birçok telyazısı vardır.Kendilerinin böyle bir girişimi olmadığına ve Kürdistan sorunu olmadığına ilişkindir.Bir tanesini okuyalım :’’
Ankara’da Büyük Millet Meclisi Yüce Başkanlığı’na,
Kürtler küçük lokmanın çok kolay yutulacağını zamanından çok önce anlamışlardır.Türk birliğinden ayrılma düşüncesinde olanları Kürtler kendi milletlerinden saymaz.Kürtler’in kaderi Türk’ün kaderiyle eşittir.Biz Kürtler,Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti’nden başka kurtarıcı beklemediğimiz gibi,İtilaf Devletlerinden (Fransa,İngiltere,İtalya’dan) merhamet dilenmeye tenezzül etmiyoruz.Misak-ı Milli içinde barışı sağlamak için bütün varlığımızla Hükümetimize yardım edeceğimizi,Türkiye Büyük Millet Meclisi dahilinde Kürtlüğün ayrı bir unsur olarak değerlendirilmesini hiçbir zaman işitmek istemediğimizi bilgilerinize sunar,başarılar diler ve en derin saygılarımızı sunarız.
İzoli Aşireti Reisi : Hacı Fiya Sebati
Bariçkan Aşireti Reisi : Halil
Aluçlu Aşireti Reisi : Mehmet
Ülemayı Ekrattan : Bekir Sıtkı
Bükler Aşireti Reisi : Hüseyin
Ülemayı Ekrattan : Halil
Zeyve Aşiret Reisi : Halil
Ülemayı Ekrattan : Hafız Mehmet
Eşrafı Ekrattan : Zebunlu Halil
Ülemayı Ekrattan : Rüştü
Eşrafı Ekrattan : Mehmet
Deyükan Aşiret Reisi : Hüseyin
Eşraftan : Bulutlu İbrahim
Eşraftan : Sadık
Ordinaryus Profesör Dr.Hikmet Bayur da, Belleten Dergisi’nin 662 ve sonraki sayılarında bu muhtırayı yayınladı. Buradaki barçikan aşireti bizim baskilde 3 aşiret vardır bununla ilgili daha önce yazı yazmıştım Baskil de zeyvi parçikan ve hardi aşiretleri vardır bunların dışında aşiret yoktur.
30 Ekim 1918'de itilaf devletleri ile Mondros'ta ateş kesip silahları bıraktıktan sonra, Ordu'muz terhis edilmişti. Galip devletler ordumuzun terhis edilmesini fırsat bilip, antlaşma kurallarını bozarak İstanbul, İzmir ve Güneydoğudaki Urfa, Antep ve Maraş gibi illerimizi işgal etmeye başlamışlardı. Bu haksızlığa karşı Anadolu başkaldırdı. Her tarafta Mustafa Kemal'in başlattığı “YA İSTİKLÂL, YA ÖLÜM…” çağrısına katılmalar oldu. Bölgede kurulan MÜDAFA-İ HUKUK CEMİYETLERİ bütün olanaklarını ortaya koyarak savaş haline geçtiler. Bunlardan birisi de İZOLU MÜDAFA-İ Hukuk Cemiyeti idi.
Kurulan cemiyetin başını, aşiret reisi İZOLU'lu Hacı Kaya ağa idi. Topladığı asker, silah ve maddî destekle Maraş'ın düşman işgalinden kurtarılması için büyük mücadele vermiş ve Mustafa Kemal'den teşekkür mektubu almıştır. İşte mektubun örneği:
“Şifre: Malatya'da Topçu Kumandanı Münir Bey'e: C. 13. 2. 36 İzoli Müdafai Hukuk Cemiyeti ve Aşiret Reisi Hacı Kaya Bey ve hissiyat-ı vatanperveranesine teşekkür ederiz. Kahramanmaraşlı kardeşlerimizin imdatlarını şitap eden kuva-i mîlliyenin tahlisi için icap eden ihzârâta devam edilmekle beraber mensup olduğumuz heyet-i merkeziye ile de irtibat tesis buyrulması rica olunur. 16 Şubat 36 (1920)
Heyet-i Temsiliye Namına Mustafa Kemal
Mustafa Kemal (Atatürk) ile Hacı Kaya, Sebâti Ağa ileriki günlerde ayrıca mektuplaşmışlar. Hattâ Maraş'ta Fransızların Besni ve Pazarcık kuvvetlerini imha etme durumunda oldukları bir zamanda İZOLU milisleri imdatlarına yetişip kurtarmışlardı.…
Bu konuda Osman oğlu Hüseyin (Asutay’ın) anlattığına göre köyümüzde büyük baş ve küçük baş hayvanlar ve tahıl toplanmıştır. Babaları rahmetli olmuş evin altında tarlada kara sabanla öküzleri ile çift sürerken öküzlerinden bir tanesini almışlar. Ve annesi şalmut çayında bu gün temel ve değirmen taşı iki tanede tut ağacı bulunan hodu değirmeninde iki kırat (o zamanki ölçü birimi ) buğdayı un yapıp eve gelirken bu yardımı toplayan kişiler rastlamış o unuda almışlar kendisinden bunu şifahen anlattığına şahidim.